Çocuklarda Olumsuz Davranışlar | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Çocuklarda Olumsuz Davranışlar | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

06 Ağustos 2020 Perşembe
Çocuklarda Olumsuz Davranışlar

Mutlu bir evlilik ve ruhsal açıdan sağlıklı bir çocuk yetiştirmenin en önemli koşulu ‘doğru iletişim’dir. Toplumun dinamiklerini etkileyen en küçük yapı taşı olan ailenin fertleri arasındaki iletişim ve etkileşim biçimi önce aileyi sonra da bütün toplumu etkiliyor. Çalışmalar doğru iletişim biçimleri kullanarak birbiriyle sağlıklı ilişki kuran ailelerde yetişen çocukların, sosyal yaşantılarında daha özgüveni yüksek ve kolay iletişim kurabilen bireyler olduğunu belirtmektedir.

Çocuklardaki olumsuz davranışların nedenlerine bakmadan önce, onları tanımak gerekiyor. Ebeveynler çocuklarını yakından tanıdıklarında, onların özelliklerini iyi bildiklerinde, neyi yapıp neyi yapamadığını ayırt edebildiğinde, çocukların davranışlarının arkasında yatan gerçek nedenleri görmeye başladığında olumsuz davranışların hızlı bir şekilde azalmaya başladığını göreceklerdir.

Toplumu geleceğe taşıyacak olan çocuklarda olumsuz davranışların temeline baktığımızda şu durumlarla karşılaşmaktayız:

Olumsuz Anne-Baba Tutumu

İnsan anlaşılmak ister, bu daha küçücük bir çocuk olsa dahi. Duyulmayan, anlaşılmayan, kabul edilmediğini düşünen çocuk kendini ispatlamak, kabullendirmek için ‘ben buradayım, ben varım’ demek için çeşitli davranış bozukluklarına yönelebilir. Bunlar her şeye karşı savunmacı tutumlar, ebeveyn düşüncelerine karşı olma, başkasının malını izinsiz alma, altını ıslatma, tırnak yeme, saldırgan davranışlar sergileme, kendine zarar verme, okulda tembellik yapma vs. gibi davranışlardır. 

Hamilelik dönemiyle birlikte; anne ve babanın yaşadıkları olaylar karşısında verdiği tepkiler, çocuğun ileriki yaşlarında yanlış davranışlara sahip olmasına ve buna devam etmesine neden olabilir.

Kıyaslama yapmak kabul edilememenin bir göstergesidir. Kıyaslanan çocuk kendini değersiz, varlığından memnuniyet duyulmayan, sevilmeyen biri gibi hisseder. Bu da çocuğu olumsuz davranış göstermeye iter. 

Ayrıca çocuktan yaşının üstünde bir beklenti, çocuğun kısa zamanda okuldan ve derslerden soğumasına neden olabilir ve davranış bozuklukları ortaya çıkarabilir. Örneğin, çocuğun kasıtlı olarak oyuncaklarını kırması, nedensiz yersiz ağlaması, yemek yememek için direnç göstermesi, etraftaki her şeyin üzerinde zıplaması gibi davranış bozuklukları meydana gelebilir.

Hitap Şekli

Anne-babaların çocuklara hitap şekli çok önemlidir. Olumsuz davranışların en önemli nedenlerinden birisi çocuğa nasıl hitap edildiğiyle ve nasıl seslenildiğiyle alakalıdır. Ebeveynler çocuklarına sürekli yaramaz, terbiyesiz, işe yaramaz vs. gibi kelimelerle nitelendirmeler yaparsa o çocuklardan olumlu davranış göstermesini bekleyemeyiz.  

Ayrıca anne babalar çocuklarına seslenirken; “aşkım, sevgilim, erkeğim” diye seslenmemelidir. Çünkü bu tarz hitap; çocukta istenilmeyen bazı duyguların zamansız uyanmasına neden olabilir. İleriki yaşantılarında antisosyal davranışlar göstermelerine yol açabilir. Sizler çocuklarınızın anne ve babasısınız. Aşkı, sevgilisi veya erkeği değil…

İlgisizlik

İnsanlarda ilgi isteği evrenseldir. Çocuklar öncelikle doğru ve olumlu davranışlarla anne-babanın ilgisini çekmek isterler. Bu yolla bekledikleri ilgiyi göremediklerinde olumsuz davranışlara yönelirler. Çocuklar ilginizi çekmek için, size ellerinden gelen bütün rahatsızlığı yaşatırlar.

Gösterilen ilgi ve sevgi karşısında hiçbir canlı duyarsız kalmaz. Bitkiler ve hayvanlar bile ilgi ve sevgi gördüklerinde karşılık gösterir.

Çocukların çoğunun psikolojik sorunları; anne-babalarından ve akranlarından yeterince ilgi, onay ve kabul görmemelerinden kaynaklanır.

Güç Çatışması

Ebeveynlerin ‘çocuklarım benim dediğimi yapmak zorunda’ düşüncesi çocuk ile anne-baba arasında güç yarışlarının yaşanmasına neden olmaktadır. Ebeveynlerine göre güçsüz konumda olan çocuk ‘Tamam yapıyorum ama yapmak zorunda olduğum için yapıyorum.’ düşüncesiyle ‘meydan okuyarak uyum gösterme’ davranışına yönelir.

Temelde ilişkiyi yürütmenin iki yolu vardır; ekip olarak ve rakip olarak. Çocuklarınızla ekip mi olacaksınız, yoksa rakip mi?

İntikam Duygusu

Güç dengesinin değiştiği ilk fırsatta çocuk bu durumu kullanarak ebeveynlerine gücünü göstermek adına olumsuz davranışlara yönelir. İntikam alma duygu ve düşünceleri gelişebilir. Zamanla zalim ve sevilmeyen bir çocuk rolünü benimseyebilir.

Örneğin çok önemli misafirleriniz vardır. Çocuğunuz hiç beklenmedik bir anda ve ortamda beklenmedik olumsuz bir davranış göstererek sizi çok zor durumda bırakabilir. Çocuğunuz aslında sizden bu yolla intikam almaktadır.

Yetersizlik Duygusu

Çocuk, ebeveynlerinden yeterli ilgiyi görememekte, ebeveynleriyle girdiği güç yarışlarını kaybetmektedir. Kendini yetersiz, yeteneksiz, kabiliyetsiz hisseder. Anne babasının gözündeki bu imajının artık değişemeyeceğini düşünür ve buna inanmaya başlarsa o zaman olumsuz davranışlarına devam eder.

Güç çatışması noktası kırılma noktasıdır. Ebeveynler, güç çatışması yaşadıkları çocuklarıyla bu çatışmayı devam ettirmemelidir. Çünkü bir türlü ilgi göremeyen, girdiği güç yarışlarını sürekli kaybeden ve sürekli intikam alma duygu ve düşüncesi içinde olan çocuk ne yapar biliyor musunuz? Ya kendine veya çevresine zarar verici davranışlarda bulunabilir ya da içine kapananilir. Çocuk bu hareketiyle “Alın bakalım, şimdi kazanın güç yarışını görelim.” diyecektir ve bu şekilde anne-babadan intikam almaya çalışacaktır.

BAZEN ÇOCUKLARINIZIN SİZİ YENMELERİNE İZİN VERİN…        

18.12.2019

Ahmet TÜRK

Sosyal Hizmet Uzmanı

ahmetturktc@outlook.com

Yararlanılan Kaynaklar:

Elmacıoğlu, T. (2014). Başarıda Aile Faktörü (1.Baskı). İstanbul: Yediveren Yayınları.

Erduran, T. (2012). Aile İçi İletişim ve Çocuk Gelişimi (1.Baskı). İstanbul: Truva Yayınları.

Kalkınç, F. (2011). Okul Evde Başlar (19.Baskı). İzmir: Çağlayan Matbaası-Fer Kitap Yayınları.

Düzenleme : 19 Aralık 2019 01:01 Okunma : 3227