Sağlıklı Çocuk ve Aile İçi İletişim | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Sağlıklı Çocuk ve Aile İçi İletişim | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

09 Aralık 2019 Pazartesi
Sağlıklı Çocuk ve Aile İçi İletişim

Aile, okul ve çevre kişinin toplumsallaşmasında en etkili ortamlardandır. Bu üç ortam birbirini tamamlayan ve destekleyen fonksiyonlara sahiptir. Ancak çocuğun ilk ve en önemli eğitim ortamı ailesidir. Aile, sosyal hayatın başladığı yerdir. Çocuk düşünmeyi, davranışı, uyumlu ilişkileri ilk olarak ailesinden öğrenir ve topluma dahil olur.

Nasıl ki muntazam tuğlalarla örülmüş bir bina sağlam olursa, yapısı sağlam ailelerden meydana gelen toplumlar da güçlü olur. Yani iyi eğitilmiş ve topluma kazandırılmış bir genç, hem ailesi hem de toplum için bir servettir. Bu yüzden yarınların güzel gelmesi için aile içi iletişim ve mutlu aileler çok önemlidir.

Bazı kayıplar vardır ki asla telafisi mümkün değildir. Bazı hatalar vardır ki bunların da onarımı imkansızdır. İşte bu nedenledir ki çocuklarımızı böyle hatalar ve kayıplarla kaybetmemeliyiz.

Sağlıklı çocuk yetiştirmenin ilk şartı sağlıklı anne-baba olabilmektir. Psikolojik manada sağlıklı bireyler yetiştirebilmenin yolu doğru ve etkin iletişimden geçer. Her yönüyle evlatlarımızın olumlu bireyler olmasını istiyorsak önce iyi bir eş olup olmadığımızı gözden geçirmeliyiz. İyi bir eş olmanın şartlarından birisi de doğal olarak doğru iletişim kurmaktır. Eşler arası iletişim problemlerinin yaşandığı, sık sık tartışmaların olduğu bir ortamda çocuklarımız ne kadar sağlıklı bir psikolojiye sahip olabilir?

Çocuk eğitimi kalıplara sığmayacak kadar geniş ve ihmal edilemeyecek kadar önemlidir. Çocuk kalbi, elmas gibi temiz ve değerlidir. Mum gibi, her şekli alabilir. Bütün yazı ve şekillerden uzaktır. Temiz bir toprak gibi olup, hangi tohum atılırsa o filizlenir. Anne babaların ve çocuğun bakımında payı olan kişilerin çocuklara karşı davranış tarzları, onların kendilerini nasıl hissedeceklerini etkileyen çok önemli bir unsurdur.

Yapılan araştırmalar mutlu ailelerde büyüyen çocukların, ikinci eğitim ortamı sayılan okullarda daha başarılı olduklarını ortaya koymaktadır. Yani çocuğun başarı ile aile içi iletişim ve aile ortamı arasında yakın bir ilişki vardır. Dengeleri iyi kurulmuş bir aile, çocukların eğitimi ve sosyalleşmesi için eşi bulunmaz bir ortamdır.

Her ebeveyn, çocuklarını başarılı bir birey olarak yetiştirmek ister. Bunun için maddi imkanları dahilinde iyi bir gelecek sağlamaya, çocuğunu en iyi okullarda okutmaya çalışır. Ancak şu unutulmamalıdır ki, hayat okullarda ezberlenen derslerin bütününün kapsamından daha önemlidir. Asıl önem verilmesi gereken konu; çocuğun sağlıklı bir kişiliğe, oturmuş bir karaktere sahip olmasıdır.

Çocuklarda Olumsuz Davranışlar:

Çocukların ailelerini yansıtan bir ayna olduğu bir gerçektir. Aile içindeki bireylerin kişilikleri, yaşam tarzları çocuğun kişiliğini şekillendirir. Çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit ederek bünyesine alır. Yani aile iletişim becerilerini doğru kullanamazsa çocuk da iletişim becerilerini doğru kullanamaz. Dolayısıyla böyle bir ortamda yetişen çocuk gerek ailede gerek se sosyal çevrede sürekli çatışma içine girerek sorunlar yaşar.

Aile içi iletişim sorunlarının yaşandığı ailelerde çocuklar; anne-babaları tarafından duyulmadığını, anlaşılmadığını hissederek daha aşırıya gider, daha çok ağlar, kendini duyurmaya ve anlatmaya çalışır. Ya da içine kapanma, anti sosyal davranışlar gösterme, problemlerini aile dışında çözmeye yönelme, aileye karşı savunmaya geçme, ufak hırsızlıklar, tırnak yeme, tembellik, kendine zarar verme ve saldırganlık gibi farklı davranış bozuklukları gösterebilir.

Çocuktaki olumsuz davranışların düzeltilmesi için önce anne baba kendini sorgulamalıdır. Anne babalar, önce kendi içlerinde barışık, huzurlu, sağlıklı, kendinden emin, ne istediğini bilen, kısaca kendini tanıyan birer birey modeli olmalıdır.

Çocuklarda kişilik gelişiminin yani karakter oluşumunun %75’i sıfır-altı yaş arası dönemde oluşur. Yani çocuğun nasıl bir karaktere sahip olacağı bu ilk altı yıl içerisinde, anne babadan aldığı eğitim ve davranışların sonucunda belirlenir.

Anne ve babalar, her an birlikte oldukları çocuklarını bazen tam olarak tanıyamamakta ve onların psikososyal gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bunun nedeni; ebeveynlerin çocukların sadece fizyolojik ihtiyaçlarını sorumluluk bilinciyle dikkate alması ve çocuklar günlük hayatta yaşadığı olaylar karşısında düşüncelerini, üzüntülerini, tepkilerini, sevinçlerini yani ruhsal yönlerini gerektiği kadar hesaba katmamalarıdır.

Çocuklarda olumsuz davranışların oluşumunda; olumsuz anne-baba tutumları, hitap şekli, ilgisizlik, güç çatışması, intikam duygusu, yetersizlik duygusu gibi faktörler etkili olmaktadır.

“Unutmayalım ki anne babaların çocuklarına yapacakları en büyük iyilik birbirlerini sevmeleridir.”

Bir sonraki yazımızda olumsuz davranışa neden olan bu faktörleri ve çözüm önerilerini inceleyeceğiz.

18.11.2019

Ahmet TÜRK

Sosyal Hizmet Uzmanı

ahmetturktc@outlook.com

Düzenleme : 18 Kasım 2019 14:25 Okunma : 1434