Ereğli'de Gazeteci Olmak | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Ereğli'de Gazeteci Olmak | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

19 Ağustos 2018 Pazar
Ereğli'de Gazeteci Olmak

Ereğli, yaklaşık 200 bin nüfusa hitap eden, Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri.

Her ne kadar Konya'ya bağlı olsak da, her yönümüzle Konya'dan farklıyız. Konyalı değiliz aslında. Konyalılığımız, resmiyetten öteye geçmiyor.

Tarihiyle, kültürü ile yaşanacak en güzel şehirlerden birisi olan Ereğli'yi, önce büyük böldük. Dağlı denildi, Bekdik denildi, Kakçı denildi. (Bu sınıflaşmayı, ortadan kaldıramadık, bu gidişle de kalkmayacak gibi).

Sonra, böldükleri büyük parçalar içinden yine işlerine gelmeyenler olunca, büyük parçaları ufalamaya başladılar. Siyasi sınıflaşmaya döktüler. Bu siyasi sınıflaşmadan en çok etkilenen üç kesim var. Birisi esnaflar, birisi siyasetçiler, diğeri de maalesef gazeteciler. 

Neden?

Yukarıda bahsettim, Ereğli'de mikro olarak ayrılmış gruplar var. O gruplar üzerinden gidersek; birinin nüfusu 40 bin, diğerinin nüfusu 50 bin, geriye kalanların nüfusu da eder 40 bin. Bu da, Ereğli'de her bireyin, ortalama olarak en az bin kişiyi hem isim olarak hem de şahsen tanıdığı anlamına geliyor. Ereğli büyük bir şehir ama genelde herkes, aynı köylerden ya da birbirine yakın köylerden olunca herkes birbirini tanıyor. E siyasi ve idari kadro da bu kesimler içerisinden olunca, basın kuruluşlarının Ereğli ile ilgili fikirleri ve görüşleri, sindirilmiş oluyor.

Ne yaparsak yapalım, Ereğli'nin insanına işinizi anlatamazsınız. Ereğli'de herkes gazetecidir, Ereğli'de her meslekten her insanın bütün detaylarıyla anladığı tek meslek gazeteciliktir. Herkes işimizi öğretir bize.

Siyasi dönemleri dışında, rutin dönemleri ele alalım önce. Rutin dönemlerde, Ereğli'de basına değer veren kişi sayısı, iki elin parmaklarını geçmez. Onlar da, Ereğli'ye biraz değer veren insanların, görüş ve fikirleri benimsemesi ya da Ereğli için yapılması gerekenlerin kamuoyu baskısı ile kamçılanmasını sağlamak düşüncesinden ileri geliyor.

Rutin dönemlerde; Ereğli bilirsiniz ki, her zaman eksik hizmetle yönetilmiş bir ilçedir. Hizmetlerin eksik olduğunu, nelerin daha yapılması gerektiğini ya da yapılan yanlış uygulamanın yanlışlığını yazacak olursanız, tepenizde önce belediyenin balyozunu görürsünüz. Belediye dışındaki, muhalefet partilerini, belediyenin hizmetlerinde denetleyici olmaya davet ederseniz, denetleyici olmadıkları zamanlarda eleştirirseniz, bu sefer de onlardan gelir baskı.  Eş dost akraba da vardır ya, onlar da zorlanır bu baskı unsurunun içine sokulmaya. Boyun eğmeyecek olursanız, her ortamda kötülemeler, iftiralar, gazeteciliği öğretmeye kalkmalar, dışarıdan birilerini azmettirmeler ve en önemlisi de, gazetenizi okuyan esnafa ya da iş adamına baskılar, sosyal medyada paylaşımlarınızı beğenenlerin listesini çıkartıp onlara uygulanan baskılar...

Bunların hepsi yaşandı.

Şimdi rutin dönemler dışına çıkalım. Rutin dönemlerde, şamar oğlanına döndürülmeye çalışılan medya,  seçim dönemlerinde, yağlanıp ballanıp, ağasın paşasın denilir, propagandası yaptırılır, sonra da, aldık geldik kızınızı, it yalasın yüzünüzü hesabı, itham edilirler. Adayları eleştirirsen eğer, padişah postuna çevirirler, yiyemeyince öyle yaptı derler. Eleştirmezsen de, yedi de eleştirmez derler. Aşağısı sakal, yukarısı bıyık. Ama basın üzerindeki bu itham, kendilerine tutulan aynadır.

Ereğli'nin kaymağını hep başkaları yer. Siz hiç, ihaleye giren gazeteci gördünüz mü? Siz hiç, devletin desteklerinden yararlanıp, çiftlikler kuran, işletmeler açan gazeteci gördünüz mü? Göremezsiniz.

Sonuç olarak, Ereğli'nin kaymağını yiyenler, az yiyin de Ereğli'ye de kalsın diyenlere kılıç kalkan saldırırlar. Ha, hamama girdiyseniz de, terleyeceksiniz. Yoksa bu meslek, kimsenin şamar oğlanı değildir. Bütün siyasetçiler gelir geçer, ama bu şehrin gazetecileri yine bu şehirde kalır. Kimsenin koltuk hevesine adanacak zaman yoktur medyada. Medya, toplumda ne kadar başarılı olduğunuzun notudur, karnesidir. Çünkü bu mesleğin özü, olmayanı görmektir. Biz, yapılanı bir görürsek, yapılmayanı beş görürüz.

Ereğli medyasının tepesinde balyoz gibi durursanız, çalışmalarını Aksaray halkına sorarsınız... 

(NOT: EREĞLİ'NİN EKSİKLİĞİNİN CEZASINI ÇEKEN HALK KİTLESİNDEN BİRİSİ OLARAK, ELEŞTİRİ YÖNÜNDEKİ YAZILARIMIZA, BİR SİYASİ PARTİYİ TEMSİL EDEN BİRİSİNİN, ELEŞTİRMEMİZİN SEBEBİNİ, FARKLI ŞEKİLDE YORUMLAMASINI DA KABUL ETMİYORUM. DÜŞÜNCELERİNDE ISRARLILARSA, KUSURA DA BAKSINLAR, ŞAKŞAKÇI DEĞİLİZ... )

Düzenleme : 17 Mayıs 2018 06:47 Okunma : 2120