Halinize Şükredin | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Halinize Şükredin | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

19 Nisan 2019 Cuma
Halinize Şükredin

Merhaba sevgili gönül dostlarımız,

Yüce Allah’tan hayırlarla dolu güzel bir HAFTA geçirmenizi niyaz ederiz.

Allah'ın, Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Bu haftaki yazımızda sahip olduğumuz nimetlere neden şükretmiyoruz tespitimden sonra nasıl şükredeceğimizin yolunu anlatacağız.

Şükretmiyoruz çünkü hangi nimetlere sahibiz idrak edemiyoruz, çünkü düşünmüyoruz.

Oysa düşünsek nimetlere bol bol şükrederiz. Bu yazıyı yeğenlerimin ilerde düşünüp nelere sahip olduklarının farkına varmaları ve şükretmeleri için yazıyorum…

Tabi öncelikle zalim nefsime sesleniyorum, dileyen nefsimle beraber dinlesin:

Amcacım istediğin zaman istediğin kişiyi cep telefonuyla arıyorsun ya, ben senin gibi lisedeyken arkadaşımı ev telefonundan yada jetonlu telefondan arayabiliyordum, tabi evdeyse…

Dayıcım sıkıştığın zaman tuvalete gidebiliyorsan çok çok şükret. Ben dedeni yormayayım diye kendimi hep sıkarım. Zaten hasta ama zorlansa da kendi icadı vinçle kaldırıp klozete oturtuyor. Amcacım baklava yiyebildiğine şükret. Benim gibi şeker hastaları sadece tadına bakar.

Dayıcım mutfağa gidip bir bardak su getirmeye erinme. Afrika’da çocuklar hergün kilometrelerce yol yürüyüp evlerine birkaç bidon su getiriyorlar. Çok çok şükret.

Dayıcım okula gidebildiğine şükret. Yine o Afrikalı çocuklar hiç okula gidemiyorlar.

Bazen kız kardeşim yedi aylık oğlunun geceleri uyutmadığını söylüyor. Geçen Face’de gördüm, işitme engelli anne baba her gece sırayla nöbet tutuyorlarmış, çünkü çocuk uyandığında ağlamasını duyamıyorlar. Duyabildiğine şükret Berrin’im.

Amcacım geçen whatsaptan kandilimi kutladın ya. Biz gençken postayla tebrik kartı yollardık, On günde giderdi. İkimiz de şükredelim. Binlerce ELHAMDÜLİLLAH.

Daha bu maddeler çok uzar gider. Şimdi internetten aldığım şu yazıyla devam edelim: Sonrasında ise Hz İsa'ya AS atfedilen bir menkıbe ile yazımızı bitireceğiz.

HALİNİZE ŞÜKREDİN

Eğer bu sabah sağ olarak uyanmış iseniz, dün tüm dünyada ölen 330 milyon insandan daha şanslısınız.

Eğer bu sabah hastalıklı değil de sağlıklı uyanmış iseniz, şu anda hasta olan 1 milyar insandan daha şanslısınız.

Bir harp tehlikesi ile işkence görmek ihtimali ile sağ kalma korkusu ile ve büyük tehlike ile karşı karşıya değilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.

Kilerinizde veya buzdolabınızda yiyeceğiniz, üzerinizde elbiseniz ve başınızı sokup uyuyabileceğiniz bir eviniz varsa, dünyadaki 3 milyar insandan daha zenginsiniz.

Cebinizde veya bankada paranız varsa, dünyanın en imtiyazlı olan 1 milyar insanı arasındasınız. Bu mesajı okuyabiliyorsanız, bu demektir ki, okuma yazma bilmeyen 2 milyar insandan biri değilsiniz.

Anneniz, babanız sağ ise ve boşanmamışlarsa, eşiniz ve çocuklarınızla mesut bir aile iseniz, siz bu dünyadaki nadir insanlardan birisiniz.

O halde ne duruyorsunuz, halinize şükredin!..

BİNLERCE ELHAMDÜLİLLAH…

Şükredelim ki Allah nimetlerimizi artırsın. Cenabı Hak buyuruyorki:

 “Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artırırım, eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim suresi, 7. ayet)

BİR MENKIBE

Sahip Olduğunuz Nimetlerin Farkında mısınız?

İsa aleyhisselam bir ağacın altında dua eden birini gördü. Dikkatlice baktığında adamın ayakları yürümeyen bir kötürüm olduğunu anladı. İki gözü de görmüyordu. Vücudunda ise baras hastalığı olduğu anlaşılıyordu. Ama adam bütün bunlara rağmen ellerini kaldırmış mutluluktan uçacakmış gibi dua ediyordu:

'Ey nice zenginlere vermediği nimeti bana ikram eden Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun!..'

Hazret-i İsa kötürüm adama yaklaştı:

'Ayağın yürümüyor, gözün görmüyor. Bedenin de sıhhatli görünmüyor. Buna rağmen çoğu zenginlere verilmeyen nimetlerin sana verildiğini düşünmekte, bunun için de büyük bir mutlulukla şükretmektesin. Hangi nimettir nice zenginlere verilmediği halde sana verilen?'

Kapalı gözleriyle sesin geldiği yana yönelen kötürüm adam dedi ki:

'Efendi! Allah bana öyle bir kalp vermiş ki, o kalple Onu tanıyorum. Öyle de bir dil vermiş ki, o dille de ona şükrediyorum. Halbuki, dünyanın serveti elinde olan nice zenginler var ki, kalbinde Onu tanıma sevinci, dilinde de Ona şükretme mutluluğu yoktur. Ama gel gör ki, ayakları topal, gözleri kör, bedeninde hastalıklar bulunan bu kötürüm adama Rabbim, bu sevgiyi ihsan eylemiş, bu nimetin farkına varma tefekkürünü nasip eylemiş. İşte bunu düşününce kendimi tutamıyor da:

Nice zenginlere vermediği nimeti bana veren Rabbim! Sana ağaçların yaprakları sayısınca şükürler olsun! Diye teşekkürden kendimi alamıyorum.'

Kafa gözü kapalı da olsa kalp gözü açık olan bu adama yaklaşan İsa aleyhisselam:

'Ver şu elini öyle ise' diyerek elinden tutar, eğilerek görmeyen gözlerinden öper.

Peygamberin dudaklarının değdiği gözler anında açılır. Karşısındakinin İsa aleyhisselam olduğunu görünce heyecanlanan adam:

'Sen şu ölüleri dirilten, hastalara şifalar bahşeden mucizelerin sahibi Peygamber değil misin?' der. İsa Peygamber:

'Belli olmuyor mu?' deyince:

'Gözlerimden belli oluyor da ayaklarımdan henüz belli değil' der. Tebessüm eden Hz. İsa:

'Sen hele bir ayağa kalkmayı dene! Deyince, silkinen kötürüm adam dimdik ayağa kalkar.

Ayakları üzerine dikilebildiğini anlayınca söylediği ilk sözü şu olur:

'Ey Allahın Nebisi, sendeki bu mucizeler de O'ndan değil mi? Öyle ise izin ver de geç kalmayayım, O'na şükredeyim, diyerek hemen yere iner, başını secdeye koyar ve der ki:

'Rabbim! Seni tanıyan bir kalple, şükreden bir dil nimetinin şükrünü yapmaktan acizken, şimdi gören bir çift gözle, yürüyen iki de ayak da lütfettin. Artık bilemiyorum nasıl şükretmem gerekiyor bu eşsiz nimetler karşısında?

Bu sırada çevreden toplanan halk, gösterdiği bu mucizelerden dolayı İsa aleyhisselamın elini öpmek isterler. Ama Allahın Nebisi işaret eder:

'Benim değil secdedeki şu kötürüm adamın elini öpün!..'

Derler ki:

'Onu secdeye indiren nimetlere biz baştan beri sahibiz. Ama hiç birimiz onun duyduğu gibi bir mutluluk duymadık.

Öyle ise, der, tefekkür edin, siz de düşünün.

Sözünü şöyle bağlar Allahın Nebi'si:

'Düşünen sahip olduğu nimetin farkına varır. Düşünmeyen ise kendisini mahrumiyette sanır!'

Celalin Penceresinden

Sevgilerimle...

Düzenleme : 22 Nisan 2018 19:13 Okunma : 1352