Yaşanmış En Güzel Aşk Hikâyesi | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Yaşanmış En Güzel Aşk Hikâyesi | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

17 Ekim 2018 Çarşamba
Yaşanmış En Güzel Aşk Hikâyesi

Merhaba sevgili gönül dostlarımız,

Yüce Allah’tan hayırlarla dolu güzel bir HAFTA geçirmenizi niyaz ederiz.

Allah'ın, Resulünün SAV ve de sevdiklerinin selam ve bereketi üzerinize olsun.

Bu yazımızda, bu hafta 14 Şubat Sevgililer Günü olması dolayısıyla başlıktaki en güzel aşk hikayesini paylaşmak istiyoruz. Bu Efendimiz SAV ile Hz Hatice’nin RA aşkı…

AŞK NEDİR?

Aşk hakkında yaşayan son Mesnevihan sevgili Hayat Nur Artıran Hanımefendi şunları söyledi:

 “Cenab-ı Allah’ın bir kula en büyük lütfu, keremi ona Aşk’ı nasip etmesidir.“ 

Kimin gönlüne aşk tohumu düşerse sarmaşık gibi insanın bütün duygularını sarar, sarmalar. Kimin gönlüne de aşk ateşi düşerse, aşktan gayrı ne varsa, hepsini yakar yandırır, der aşıklar sultanı Hz. Mevlana…

Aşık olan insanın bütün hayatı sevdiceğine adanmıştır. Seven insan herşeye sevdiceği ile bakar, onunla görür, onunla konuşur, hayatındaki herşeyi ona göre ayarlar, çünkü insanın sevdiği mutluluk, huzur içindeyse seven de ancak o zaman mutlu ve huzurlu olur.

Gerçek aşkta seven yoktur sadece sevilen vardır. O nedenle sevenin gözü kör kulağı sağır olur, derler. Yani seven sevdiğinden gayrı hiç bir şeyi ne duyar ne görür!

Ortada bir adanmışlık vardır, kişinin kendi yoktur, geriye sadece sevilen kalmıştır. Aşk sevdiğine teslim olmaktır. Aşk sevdiğini memnun etmektir.

Onun için Hz. Mevlana bir Divan-ı Kebir beytinde şöyle der; “Aşk, dileği, isteği, yapıp yapmama arzusunu, iradeyi tümüyle terk etmektir.” Bu ilahi aşkın değil, bizatihi aşkın tanımıdır.

Çünkü karşı cinse duyulan beşeri aşk ile Cenab-ı Hakk’a duyulan ilahi aşk, özü itibari ile aynıdır. Bir kızı veya erkeği sevdiğimizde aslında biz o yüzün arkasındaki onun yaratıcısını seviyoruzdur çünkü.

Ama bilmeden sadece simaya, surete, şekle takılır kalırız. Aslında işin hakikatı, bizler sevdiğimizde onu yaratanı görür, onu severiz, onu yaratana aşık oluruz.

Kamil insanlar ise, kimi niçin sevdiklerini bildikleri için direk Rabbani aşkın içine düşerler.

ALLAH EFENDİMİZE AŞK LÜTFETTİ

Bu yüzden kendimi hep şanslı kullardan sayarım. Ki şimdi ilahi aşka yükseldim elhamdülillah. Çünkü beşeri aşk, ilahi aşka ulaşmak için basamaktır.

Çünkü bir sevgili için yanmayan, acı çekmeyen gönül, Yüceler Yücesi Allahı sevmeye yol bulamaz. İnsan bir kız/oğlanı severek aşk duygusunu yaşamayı öğrenir.

Acizane şöyle düşündüm, Allah ben gibi aciz, değersiz bir kula Aşk lütfetmişse, en sevdiği Habibim dediği kuluna da SAV aşk lütfetmez mi?: Elbette, Hz. Hatice.

BU AŞK İLE İLAHİ AŞKIN ZİRVESİ AŞK PEYGAMBERİ OLDU

Daha peygamberlik gelmeden gençken de El-Emin (güvenilir) Muhammed diye anılan Efendimiz SAV ahlakıyla örnek gençti. Tabi Efendimiz o zamanın genç kızlarını ahlaken kendine uygun görmüyordu.

Efendimiz SAV, Hz. Hatice’yi yolda, pazarda bir şekilde görünce, belki gülüşüne, belki gamzesine, belki gözlerine VE TABİ AHLAKINA vuruldu. Hz. Hatice annemizde Ona SAV vuruldu.

Hz Hatice çok zengindi ama mutluluğu bulamamıştı.  Daha once iki defa evlenen ve biri vefat, diğeri boşanma ile sonuçlanan Hz Hatice aşık olacağı ve önemlisi ahlaken düzgün bir eş arıyordu. Çok teklifleri reddetmişti. Ve Allah Onun gönlüne Efendimizin SAV aşkını düşürdü.

Efendimiz SAV de onu beğeniyordu. Hz Hatice duldu ama iki sebep evliliğe mani oluyordu.

Efendimiz SAV fakir, Hz Hatice çok zengindi ve arada 13-15 yaş vardı.

Hz Hatice, bu sebeple utanan Efendimizin SAV duygularını, arkadaşı Nefise aracılığıyla soruşturuyor, olumlu olduğunu öğrenince de Efendimizin Ebu Talip ile kendisini istemesini istemişti.

Sonuçta Hz Hatice annemiz Efendimizle evleniyor, gerçek aşkı buluyordu ve ahlakının güzelliği sayesinde Hz Muhammed’in SAV Allah’ın elçisi olduğuna ilk inanan ve ilk müslüman, servetini islam yolunda tüketen Hz Hatice’dir. RA: Radiallahu anha (Allah ondan razı olsun)

Şimdi internette rastladığımız güzel bir yazıyı paylaşarak yazımızı bitiriyoruz:

DÜNYANIN YAŞANMIŞ EN GÜZEL AŞK HİKAYESİ

 (Not: Peygamber Efendimiz SAV 25 yaşındayken, kendisinden 13-15 yaş büyük Hz. Hatice ile evlenmiştir. Ve Hz. Hatice (RA) ile o ölene kadar yirmi beş yıl tek eşli bir evlilik yapmıştır.

Efendimizin SAV çok evliliği, 52 yaş sonrasıdır ve pekçok nedenleri vardır. Bu konuda Google amcadan sorabilirsiniz.)

Ne Leyla diyeceğim size ne de Mecnun, Ferhad, Romeo vs. vs..  En güzel aşk hikayesi Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem ile Hatice  Validemizin hikayesidir..

Sanır mısınız ki Leyla ile Mecnun evlenseydi, ya da diğerleri..Aşkları dillere destan olur, günümüze kadar ulaşırdı?

Hayır tabii ki!

Belki bir kaç sene sonra bitecekti.. Yaşanmadığından, kavuşulmadığından hep bunlar...  Ama siz bir bakın Efendimizle SAV, Hatice Validemizin RA aşkına ALLAH için!

Bu, yaşanmış hem de uzun yıllar boyu yaşanmış bir aşk.. Ahla kissat hub fil alem

Mekke fethinin ilk günü, o karışıklık, o heyecan esnasında Efendimiz yaşlı bir hanımla karşılaşıyor, O'nun yanına gelmesini önlemek isteyenlere "Bırakın" diyor gelsin..  Sırtından abayasını çıkarıp, hanımın altına seriyor ve birlikte oturup bir saat kadar sohbet ediyorlar..

Aişe Validemiz RA merak ediyor ve sonrasında;

 - - "Kimdi o? Neler konuştunuz?" soruyor..

Cevaba bakar mısınız;

- - " O, Hatice'nin arkadaşı idi, eski günleri yad ettik"

Hatice Validemiz vefat etmiş, aradan yıllar geçmiş, vefayı, sevgiyi, özlemi görüyor musunuz?  Ve o hengamede..

Ve Hatice Validemize bakın;

Yaşı 55…

Efendimiz o sıra Hira mağarasında, nübüvvetten evvel ibadette.. Her gün O en sevgili'ye yiyecek taşıyor! Her gün gidiyor ve O'nunla biraz oturuyor..

Hira Mağarasını bilir misiniz siz? Ne kadar yüksektir ve çıkması ne kadar zordur? Bugün gençler bile çıkarken ter içinde kalırlar, çok yorulurlar..  Yaşı 55 Hatice Validemizin ve her gün Habibini görmeye gidiyor!

Yine bakınız ki o asil hanıma, Efendimizden daha yaşlı olduğu için O'na üstüne evlenmesini teklif ediyor!  Düşünebiliyor musunuz?

O'nu öylesine seviyor ki, sadece O'nu mutlu edeceğini düşündüğü için "Evlen"  diyor!   Ama O, reddediyor, asla O'nu incitmek istemiyor..  Hanım'a bakın! Ve sevgisine..

Yine ilk vahiy geldiğinde O'na nasıl destek olduğuna, yüreğini, malını, canını nasıl serdiğine bakin..  Ve Efendimizin yüreğindeki Hatice Validemizin yerini düşünün, çok hadislerde geçer..

Yine Validemizin vefatından çok uzun yıllar sonra kız kardeşi Hale, Efendimizin evine gelir ve kapıyı çalar…

Öylesine heyecanlanır ki O, kapıya koşar, eli ayağı dolaşır..

 - - "Neden" derler..

 - - "Hatice'nin çalışı bu" buyururlar..Ve "Sanırım Hale'dir gelen" derler..

En güzel Aşk hikayesi budur!

Yaşanmış ama pörsümemiş, eskimemiş, yepyenidir..

Sallallahu aleyhi ve sellem….*

**Bizlerin muhterem Validemiz'den alacağı cok dersler var..

O'na, Onlar'a benzeyenlere selam olsun..*

İnşallah cennette üç boyut değil, 70 boyutlu bu aşkın filmini izleriz.

 “Hz. Muhammed'in mübârek nefesleri ile iki kapıda açılmıştır, iki dünyada'da duâsı kabul edilmiştir. Ona benzer birisi ne bu âleme gelmiştir, ne de bundan sonra gelecektir! “   Hz. Mevlânâ

Celalin Penceresinden

Düzenleme : 11 Şubat 2018 23:11 Okunma : 5738