Ereğli Haberleri

Ereğli Haberleri

08 Nisan 2020 Çarşamba
Kutören ve Tarihi
1967 yılına kadar muhtarlıkla yönetilen ve 1967 yılında belediyelik olan Kutören, 2014 yılında belediyeliğin kaldırılmasından sonra Ereğli’ye dış mahalle olarak bağlandı.
Kategori : Kültür Sanat
06 Mart 2020 23:27
 
Kutören ve Tarihi

1967 yılına kadar muhtarlıkla yönetilen ve 1967 yılında belediyelik olan Kutören, 2014 yılında belediyeliğin kaldırılmasından sonra Ereğli’ye dış mahalle olarak bağlandı. Ereğli ilçesinin güneyinde yer alır ve ilçeye uzaklığı 50 km’dir.

Şimdiki Kutören’e ilk yerleşim, 1830 yılından sonra olmuştur. Kutören halkı, bu tarihe kadar Karacadağ üzerinde değişik mezralarda yaşıyorlardı.

Şimdiki Kutören ve çevresinde eski dönem yaşam izlerine rastlamak mümkündür. Kutören’in 3 km güneyinde yer alan Kepez tepesinde 1954 yılında rastlantı kazılarında seramikten boğa heykelleri, sabana koşulmuş öküz heykelleri bulunmuştur. Bulan vatandaşlar tarafından tahrip edilen eserlerin Frigyalılar dönemine ait olduğu belirlenirken, yine aynı tepede Roma Dönemine ait olduğu belirlenen, üzerinde rahip ve rahibe figürlerinin bulunduğu büyük bir taş bulunmuştur. Kutören’in 6 km doğusunda yer alan ve Üçtepeler adıyla bilinen tepelerde bulunan mağaranın da, Frigyalılar Dönemine ait bir yeraltı mağarası olduğu tahmin ediliyor.

Tatlar çevresi yakınlarındaki eski ören yerlerinde 1520 yılına ait altın paralar bulunmuştur. Paralar Konya Müzesindedir. Yine bu blgedeki tepelerin eteklerinde mevcut ören yerlerinde gözyaşı şişeleri, takı eşyaları ve bir de üzerinde “Antuvan” yazan büyük bir mezar taşı (stel) bulunmuştur.

Kutören’in 10 km doğusunda yer alan Devlethan yaylası ve Obruk yaylası çevresinde, Tatlar yaylası çevresinde ören yerleri vardır.

Obruk Yaylası etrafında bulunan eski ören yerlerinde Roma dönemi yaşam izlerine rastlanır. Ayrıca yine Obruk Yaylası yerleşkesinde bir höyük vardır. Höyükte yapılan yüzey kazılarında çok sayıda insan iskeleti, üzerinde geyik motifleri işlenmiş küpler ve 30 kg ağırlığında olan, taşa benzeyen yumuşak bir madde bulunmuştur. Yapılan incelemede bu maddenin, eski dönemlerde kullanılan pudra taşı olduğu belirlenmiştir.

Obruk Yaylası içinden geçen ve 50 metre aralıklarla dizilmiş, 1 metre çapında kare taşlar vardır. Ali Taşları olarak da bilinen bu taşların, M.S. 305 yıllarına ait Roma eyalet sınırını belirleyen taşlar olduğu ortaya çıkmıştır. Bahsedilen höyük ise, eyalet sınırı taşlarına 300 metre mesafededir. Höyüğün, sınır koruması yapılan bir karakol harabesi olduğu üzerinde duruluyor. (Bahsedilen sınır taşları Hasan Dağı’ndan başlayıp Silifke’de son bulur).

Obruk Yaylası, Kanuni Döneminde, Karaman Vilayeti Ereğli Kazası Akhüyük Nahiyesine bağlı 67 nüfuslu bir karye olarak görünmektedir.

 Kutören’in 3 km güneydoğusunda bulunan Çekin Yaylasında ise bir kale vardır. Çekin Kalesi olarak adlandırılan bu kale etrafında ören yerleri vardır ve bu kaleden, 1 km batısında bulunan bir su kuyusuna yeraltından geçiş tüneli bulunmuştur.

Kutören-Ereğli yolu üzerindeki Karaağıl yaylasında da yeraltı mağaraları ve ören yerleri vardır.

Şimdiki Kutören’i oluşturan Türk Boylarının değişik yerlerden gelerek bu bölgeye yerleştikleri biliniyor. Kırşehir, Sivas, Aksaray ve Niğde taraflarından gelen Türk boylarının yanısıra, Karaman ve Bozkır taraflarından gelen Türk boyları da olmuştur.

Kutören bölgesinde, Obruk Yaylası civarında Alayundlu Boyu’ndan dedeler cemaatine mensup 20 hanenin yaşadığı bildirilmektedir. 1600’lü yıllarda Karacadağ üzerinde yaşayan Yılmazlar Cemaat’inden birkaç hane, Kutören’e yerleşmiştir. Eymür Boyu’ndan Karaillü cemaati mensubu hanelerin Karacadağ üzerinde yaşadıkları, Karacadağ üzerinde kurulu olan Karaoğlu Karyesi’nin bu cemaat mensubu haneleri tarafından oluşturulduğu düşünülmektedir. Avşar Boyu alt taifelerinden olan Kurutlu Cemaatine mensup hanelerin Kutören’i oluşturan ahaliler arasında yer aldığı ve Karacadağ’ın doğusundaki ovalarda yerleşik oldukları, Karacadağ yakınlarında da Karakutlu Karyesi’ni kurdukları yönünde görüşler vardır. 

Osmanlı Hurufat Defterlerinde, Kutören’de vakıf eseri iki adet ibadethane ve bir adet sıbyan mektebi bulunmaktadır.

Osmanlı Hurufat Defteri kayıtlarında, Kutören’deki sıbyan mektebi ile ilgili olarak şu bilgilere yer verilmektedir: “1171/1757 tarihinde Kutuviran köyüne muallim-i sıbyan ataması yapıldığı görülmektedir. Söyle ki;Eskil Kazası’na bağlı Sultaniye Kasabası’nda bulunan Sultan Selim Han Hazretleri’nin insa ettirdiği köylerden Kutuviran adlı köyde Hacı Selim’in bina eylediği mescide yarım akçe ile imam ve muallim-i sıbyan olan Abdurrahman ölünce bos kalan yerine naib Mevlânâ Seyyid Mehmed Efendi’nin arzı ile Yahya Halife atanmıştır” denilmektedir.

Hurufat Defterlerinde ayrıca Kutören Köyü’nde iki adet ibadethane kayıtlıdır. Kutuviran Camii ve Hacı Selim Camii olarak adları geçen camilerde din görevlileri atamaları şu şekildedir:

1- Kutuviran Köyü Camii:

- Ahmet isimli kişi, babası Ebubekir’in görevi bırakması üzerine Şubat 1730 tarihinde imam hatip olarak atanmıştır.

- Süleyman isimli imam hatipin görev beratı, Mayıs 1755 ve Şubat 1780 tarihlerinde yenilenmiştir.

- Süleyman isimli İmam Hatip’in vefatı nedeniyle yerine, Ebubekir isimli kişi Ocak 1788 tarihinde imam hatip olarak görevlendirilmiştir.

- Ebubekir’in görevini bırakması üzerine yerine oğlu Mehmet, 13 Kasım 1823 tarihinde imam hatip olarak görevlendirilmiştir.

2- Hacı Selim Camii: Hacı Selim Camii ile ilgili olarak;

- Kutuviran Köyü’nde yer alan ve Hacı Selim isimli hayırsever tarafından yaptırılan mescitte imam ve sıbyan mektebinde muallim olan Abdurrahman isimli görevlinin ölümü nedeniyle yerine Ocak 1758 tarihinde Yahya Efendi atanmıştr” denilmektedir.

1700’lü yıllarla tarihlendirilen bu iki caminin, bugünkü Kutören’de değil, Kutören’in eski yaşam yerlerinden olan Kışla Öreni’nde olduğu tahmin ediliyor.

Osmanlı Arşiv Belgelerinde, eşkıya baskısı nedeni ile Kutören halkından bir kısım ahalinin, Emirgazi ve Arısama ahalisi ile birlikte 1812 yılında Kutören’den kaçarak Yozgat, Niğde ve Kırşehir taraflarına yerleştikleri; geride kalan ahalinin vergi ödemede zorlanması üzerine, Karapınar ileri gelenlerinin Sadrazama yazdıkları dilekçe ile yerlerinden kaçan Kutörenlilerin güç kullanılarak yeniden Kutören’deki eski yerlerine döndürüldüğü kayıtları vardır.

Kutören halkını oluşturan Türk Boyları’nın, Karacadağ üzerinde perakende olarak yaşadıkları tarihi kaynaklardayer alıyor. Karacadağ çevresinde Eskiköy, Yazıbürk (yazobruk), Armağanlı karyelerinde yerleşik olarak yaşayan Türk Boyları, 1700’lü yılların başında Celali İsyanları ve eşkıya baskıları nedeni ile birleşerek, Kutören’in 5 km batısında yer alan Kutören kalesi’nde yaşamaya başladılar. Daha sonra, Kutören’in 3 km batısında yer alan Kışla’da yaşamaya başladılar ve burada yaşam 1830’lu yıllara kadar devam etti. 1830 yılında ise can güvenliğinin ve huzurun sağlanmasından sonra Kışla’da yaşayan ahaliden bir kısmı, şimdiki Kutören’e yerleşmeye başladı. Şimdiki Kutören’in ilk yerleşim yeri, Kutören içerisinde yer alan ve “Koca Meriç” adı verilen alandır. (Burada göl ve kuyu olduğu için suya yakın yerleştiler).  Daha sonra ise Kışla’da yerleşik diğer haneler Kutören’e yerleşmeye başladılar. Kışla’dan dağılmalar esnasında, Kışla’da yaşayan hanelerin bir kısmı da bugünkü Arısama ve Emirgazi bölgesine yerleştiler.

Karacadağ’da Kale ve Kışla’da eşkıya korkusu ile yaşam süren Kutören ahalisi arasından Boz Haydar Lakaplı (Şimdiki Şahin’lerden-Hacederler lakaplı) isimli birisi etrafına topladığı grupla çete kurarak, kendilerini ve Kutören halkını eşkiyalardan korumuştur.

Kutören Halkının o dönemde çektikleri sıkıntılar ve zor günler şu dizelerle anlatılmıştır:

 “Oğlum Osmanlı’ya gitti,

Kızım balçık suyuna battı,

Boz Haydar’la Hatip nerede,

Millet kaldı dertte belada”

1830 yılı askerlikle mükellef erkek nüfusu gösteren defter kayıtlarında, Kutören’de askerlikle mükellef erkek nüfus 238 olarak tespit edilmiştir. Aynı defterin 1833 yılı kayıtlarında ise bu nüfus, 80 hanede 272 olarak tespit edilmiştir.

1841 yılı vergilendirilmiş ürünler tespitlerinde ise Kutören’de tespit edilen vergilendirilmiş ürünler şunlardır: “135 kile çavdar, 440 kile arpa, 402 kile çavdarl buğday,564 kile buğday”  (1 kile, 25 kg’dır)

Kutören’in Çeşitli Savaşlarda verdiği şehitler şöyledir:

1-Hacıfakı oğlu Ahmet. 1890 doğumlu. Trablusgarp Savaşı’nda 3. Alay, 2. Tabur 7. Bölükte piyade er. 16 Eylül 1911 yılında Trablusgarp Savaşı’nda yakalandığı hastalık nedeni ile hayatını kaybettiği kayıtlıdır. (şimdiki soyadı Bayram olan aileden)

2-İdris oğlu Hasan. 1876 doğumlu. 1. Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi’nde, 1. Fırka, 71. Alay, 2. Tabur, 8. Bölük’te er.  Seddülbahir Muharebesi’nde 9 Nisan 1915’te şehit. (Şimdiki soyadı Kantaş olan aileden)

3-Osman oğlu Hüseyin. 1882 doğumlu. Birinci Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi’nde, 2. Kolordu, 18. Alay, 1. Tabur, 1. Bölük’te piyade er. Arıburnu Muharebesi’nde 17 Nisan 1915’te şehit. (Şimdiki soyadı Eraslan olan aileden)

4-Abdullah oğlu Süleyman. 1885 doğumlu. 2. Kolordu 15. Alay, 3. Tabur, 11. Bölük’te piyade er. 1. Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi Sığındere Muharebesi’nde 23 Nisan 1915’te şehit.

5-……. oğlu Hacı Emin. Çanakkale’de şehit. (Milli Savunma Bakanlığı kayıtları’nda yok ancak yakınlarının, savaştan geriye dönmediği, şehit olduğu yönünde alınan bilgi doğrultusunda yazılmıştır)

6-Hacı Musa oğlu Osman. Plevne Savunmasında şehit. (1900 yılı)

7-……… oğlu Hüseyin. Çanakkale Savaşı’nda borazan görevlisiydi. Düşman süngüsüyle şehit.  (Şimdiki soyadı Baydeniz olan aileden)

8-……… oğlu Mustafa. Çanakkale Savaşı’nda bir çarpışmadan sonra beraberindeki arkadaş grubuyla siperlerine dönerlerken, susadıkları için bir su birikintisinden su içerler ve sonrasında hayatlarını kaybederler. Ancak içtikleri su değil, kan gölüdür. (Şimdiki soyadı Baydeniz olan aileden)

9-Bekir oğlu Mehmet Emin. 1900 doğumlu. Kurtuluş Savaşı’nda piyade er. Batı Cephesi Küçük İstasyon Kuzey sırtlarında 29 Ağustos 1922’de şehit.

10-……… oğlu Mehmet. Kurtuluş Savaşı’nda yaralanarak Eskişehir Askeri hastanesinde tedavi altına alındığı esnada hastanede çıkan yangın neticesinde hayatını kaybetti.

Kutören, Eski Kışla’dan şimdiki Kutören’in bulunduğu alana yerleşme tarihi olan 1830 yılından 1967 yılına kadar muhtarlık/köy olarak yönetilmiş, 1967 yılında ise belediyelik (kasaba) olmuştur. 2014 yılında ise belediyelik düşürülerek Ereğli ilçesine bağlı dış mahalle olarak yönetilmeye başlanmıştır.

Kaynak: Mesut Şahin

Okunma : 21033
AYD HABER İÇİ SAĞ
zafer eğitim
Gündem haberleri
Ereğli’yi Canlı İzleyin
04 Nisan 2020 Okunma: 44203 Gündem
Test sonucu pozitif çıkınca iki ev karantina altına alındı
05 Nisan 2020 Okunma: 11206 Gündem
Son dakika: Ereğli’de yeni korona vakaları görüldü
08 Nisan 2020 Okunma: 9240 Gündem
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın