Aşk Hâli | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Aşk Hâli | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

14 Aralık 2018 Cuma
Aşk Hâli

Öğretmen, tanıdığım gence çok güzel bir kompozisyon ödevi vermiş ve “Ne iş yaparsan yap aşk ile yap” konusu hakkında yazmasını istemiş.

Bu cümle beni de düşündürdü. Metinde geçen aşk konusuna odaklandım. Ben de birkaç kelam etmek istedim.

Aşk Yunus Emre’nin dediği gibi sevginin, şefkatin ve merhametin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. En büyük aşk Allah aşkıdır. Sonra Peygamber Efendimiz ve ashabına duyulan aşk gelmektedir. Tabii ne kadar âşığız, ne kadar seviyoruz tartışılır. Bayezid-i Bistami Hazretlerinin oğluna söylediği söz aklıma geliveriyor. Diyor ki Hazret; “Evladım, birisi gelir sana Allah’ı seviyor musun derse, sevmiyorum deme, imanın gider. Seviyorum da deme, çünkü sevenlerin hâli sende yok.”

Gönlümüz biraz dünyaya meylediveriyor. Etrafımızdaki cazibeler kalbimizi aşktan alıkoyuyor. Ancak, dünyalık sandığımız ve yapmaya çalıştığımız işler bizim Rabbimize duyduğumuz aşkı pekiştiriyor. Dünyalık hizmetler hakkıyla olunca ahirete kapı aralayan, bir araç hâline gelebiliyor.

Bu yapılan işleri de aşk hamuruyla yoğurunca tadından yenmiyor. Fakat bu da kolay olmuyor. Hizmet aşkı, içimizde mevcut olan, kaynaklarının yerini bilmediğimiz, çıkarmak için bazı sebeplere ihtiyaç duyduğumuz bir oluşumdur.

Peki nasıl çıkarırız içimizdeki aşkı? Ne şekilde öğreniriz bulup keşfedemediğimiz gizli yeteneğimizi? Bunun için birçok yöntem geliştirebiliriz; bu yöntemlerden birini inceleyelim. Elindeki imkânları yok say, kendini bir başkasının yerine koy. Bu uygulama benim hayatımda prensip hâline getirdiğim bir sistemdir. Örneğin, sabah kalktın, içinde bir isteksizlik okula veya derse gitmek istemiyorsun. Kendinde çalışma hazzı duymuyorsun. Düşünüyorum, işe gitmek isteyip de gidemeyen, kendini her zaman yorgun hissedip yatağa bağlı yaşayan dostlarımız var. Aklıma bunlar gelince hayata daha sıkı tutunuyorum ve kaybettiğim enerji hemen geri geliveriyor. Yaptığım işi aşkla yapma isteği içimde beliriyor.

Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi bir babanın evladının üzerini örtmesi, evde eşine güler yüzle bakması, işinin ucundan tutması, basit ama cenneti aşk ile kazandıracak bir eylem olarak ortaya çıkıyor.

Kendim için söylüyorum, hayat arkadaşımı yormamak için mecbura kalmadıkça, eşimden bana su getirmesini bile istemiyorum. Kendimin yapabildiği işlerde onu yormak beni üzüyor. Güzel dinimiz bu hizmete bile sevap kazandırıyor ama işini aşkla yapan kadınların evinde çalışmasının biz erkeklerden daha çok zor olduğunu biliyorum.

Aklıma hemen rahmetli yazarımız Fethi Gemuhluoğlu geliyor. Diyordu ki; “Her ne iş yaparsan aşk ile yap, şevki seçiniz, aşkı seçiniz, ben aşksız insanlar görüyorum. Huzur içinde uyuyorlar, yürüyorlar, gülüyorlar, vitrinlere bakıyorlar. Hâlâ büyük pazarlıklar peşindeler.” Hatta GEMUHLUOĞLU, “Parayı çok fazla elinizde tutmayın, eliniz kirlenir” diyerek öğrencilere burs vermeyi severdi. Burs vereceği öğrencilere de bir tek sorusu olurdu. “Siz hiç âşık oldunuz mu” Âşık oldum diyen öğrenci bursunu alır, âşık olmadım diyene; “Git âşık ol da gel” derdi.

Biz de son söz olarak diyoruz ki; şükrü bulursan ardından aşkı getirtir, aşkı bulursan mutluluk getirir, mutluluğu bulursan sen de çevrendekileri mutlu edersin. Bu zincir böyle büyür gider. Zincir büyür, içimizdeki aşk büyür.

Selman DEVECİOĞLU

Okunma : 1951