Türkiye’de Engelli Kadın Olmak | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

Türkiye’de Engelli Kadın Olmak | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

22 Eylül 2018 Cumartesi
Türkiye’de Engelli Kadın Olmak

Dünyada ve Ülkemizde 8 Mart dünya kadınlar günü gibi kadınlarımızı hatırlatan belirli günler ve haftaları kutlama programları düzenleniyor, basın açıklamaları yapılıyor.

Peki, acaba TÜRKİYE de engelli kadınların durumu nu incelesek nasıl bir sonuçla karşılaşırız?

Engelli kadından beklenen toplumsal roller arasında eğitim alma, evlenme, çocuk sahibi olma, çocuk bakımını gerçekleştirme, eş olma ve bir işe girme gibi roller yer almaktadır.

Engelli kadınlarımız toplumsal rollerini yerine getirirken engelinden dolayı güçsüzleşmekte ve toplum tarafından çeşitli olumsuz önyargılarla karşı karşıya kalmaktadır.

Genelde engelli kadınların yaptıkları işler küçümsenmekte, birçok konuda başarılı olamayacakları sanılmaktadır. Bazen de tüm engellilerde olduğu gibi onlardan gerek engeline yönelik gerek se kadın olmasından kaynaklanan aşırı beklentiler oluşmaktadır.

Kadın olsun erkek olsun engelli bireylerin gerçekçi bir anlayışla değerlendirip, olumsuz tutumlardan uzak bir bakışla engelli vatandaşları toplumda hak ettiği saygınlığa ulaştırmamız gerekmektedir.

Son yıllarda engelli kardeşlerimiz daha çok sosyal hayatın içinde yer alıyor. Ama halen engelli kadınlarımızı toplum içerisinde, iş yaşantısında, eğitim hayatında daha az görmekteyiz.

Engelli olan bireyler engelli olmayan vatandaşlara göre aileleri tarafından daha çok koruyucu tutumlarla karşılaşıyor. Bu koruyuculuk bazen de aşırıya kaçarak, bireyin hayatını daha çok zorlaştırıyor. Engelli erkeklerin aksine engelli kadınların evlenemeyeceği, hatta çocuk sahibi olamayacaklarına dair toplumda ön yargı oluşmuştur. Engelli kadın kendi evleneceği kişinin ailesi ve kendi ailesindeki yetişkinlerle bir takım çatışmalar yaşayabilmektedir. Ve evlenme isteği çoğu zamanda engelinden dolayı reddedilebilmektedir. Buda engelli kadınların karşılaştığı ciddi sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca toplumumuzda zihinsel engelli kadınların uğradığı birtakım istismarlar da sapık fikirli düşünceler nedeniyle hafif düzeyde zihinsel engelli kadınlarımızın toplum içine çıkarılması güçleştirmektedir.

Evlenen engelli bireylerde toplum içerisinde duyulan bir yanlış anlayışta, engelli vatandaşında evlenince mutlaka çocuğunun da bir engelli olabileceği algısıdır. Genetik engellerde ortaya çıkan nadir bir durum tüm engelli aileler için de böyle bir şey olacağı düşüncesini ifade etmek yanlış bir kabuldür.

Yine yanlış bir tutum olarak karşımıza çıkan önyargı engellilerin çocuk yetiştirirken yetersiz kalacakları durumudur.  Örneğin bir engelli aile doktora gittiği zaman, çocuğun annesi ve bir yakını ile birlikte kendisine müracaat ettiğinde doktorun bebeğin annesine hastanın şikâyetini soracağına, hastanın yakınına bebeğin şikâyetlerini sorması, toplumun bir engelli kadının çocuğa bakamayacağı ön yargısının bazı doktorlarımıza da yansıdığını görüyoruz.

Maalesef ülkemiz de engelliler konusunda bir meslek sahibi ve meslek sahibi olmayan vatandaşlara engellilere yönelik daha çok eğitimler, paneller, sunumların daha çok yapılması, medyanın engelli başarılarına daha fazla yer vermesi toplumdaki olumsuz tutumların ortadan kaldıracağını düşünmekteyim.

Selman DEVECİOĞLU

Okunma : 1028