Ereğli Haberleri

Ereğli Haberleri

21 Mayıs 2018 Pazartesi
Duvarın Kovuğu
Yıllar sonra Konya’da baba evindeydim.
Kategori : Köşe Yazıları
23 Ocak 2018 21:00
 
Duvarın Kovuğu

Yıllar sonra Konya’da baba evindeydim. Annem yıllar önce sonsuzluğa göç ettiği için, artık bahçemizde renk renk açan çiçekler yoktu, tandırın yanından geçerken, iştahımızı kabartan mis gibi ekmek kokusu da.

Ama; ben yine de o günlerin hayaliyle geziyordum bahçemizde. Çiçekleri görüyor, tandır ekmeğinin kokusunu derinlerimde hissediyordum. Bir şiirimde de dediğim gibiydi sanırım “Kokular mı siner anıya? Yoksa anılar mı kokuya?’’ bilmiyordum. Ama yerleşiyorlardı işte, elele tutuşup insanın en ücrasına. Benim içinde böyle olmuştu işte

 Dağdan inen çığ gibi, geliyordu anılar üzerime. Tüm bu duygularla gezmeye devam ederken, tandırda yakmak için kullandığımız kavak kabuğunu ve bahçe araç gereçlerini koymak için kullandığımız, bahçedeki odanın kapısına gelmiştim. Kapısını açıp içeri girdim. Yerdeki tahta parçalarına, eski kırık ev araçlarına baktım uzun uzun. Sonrasında taş duvarlarında asılı duran,  su kabağından oyulmuş maşrapaya ilişti gözüm. Ama hemen ardından, tam yanında, taş duvarın kovuğuna sokulmuş bir naylon parçası daha çok çekmişti dikkatimi.

Merak içinde hemen çekip çıkardım oradan. İçinde gördüğüm tohumlar, bir anda yüzümde tebessüme dönüştü. Demek ki; annem, bahara dikeceği tohumları saklamıştı buraya, ama nasip olmamıştı.

Çünkü Konya’nın bir soğuk Aralık ayını, bizim için çok daha soğuk kılarak, çekip gitmişti aramızdan. Hemen bahçede, küçük bir bölümü çapalayıp ektim tohumları, can suyunu verdim ardından. Bir süre sonra, toprak kabardı. Patladılar birer birer, yeşerdiler yeniden. Ogün anladım ki; insan, taş duvarının kovuğuna her daim güzellikler saklamalı. İlla sen olmana gerek yokmuş. Bir el gelir sunarmış, yeni baharlara gebe topraklara ve sen, sen olmadığın zamanlarda da yaşarmışın, belki çok daha uzun olurmuş ömrün, sonrasında.

Yaşadığım bu değerli anının çıktısıdır aslında bu şiir.

Sizler de taş duvarınızın kovuğuna güzellikler saklayın, yarınlara dair bir umut olsun.

Sevgi ve selamlarımla…

DUVARIN KOVUĞU

Bende bir şey yok arkadaş

Çatısı çökmüş, tarumar olmuş viranemin

Taş duvarının kovuğundan

Bilmem kaç bahar önce gizlediğim

Tohumu bulup, alan sensin

Sensin onları sürülmüş tarlasına eken.

 

Şimdi artık yüzünde tebessüme dönüşen

Renk renk açan çiçeklerin olacak

Bir de sahip olmanın ağırlığı yüreğinde

Çapalayıp sevgini vereceksin

Onlarla birlikte büyüyeceksin gecelerde

 

Bil ki! Bahar bitecek sonbahar gelecek

Bil ki! Çiçekler solup tohuma dönecek

Sen de duvarının kovuğuna sakla onları

Her şey rengini kaybederken

Gökkuşağını göğsünde saklar gibi

 

Birgün etrafı dikenlerle çevrilip

Eli yüzü kan ter içinde kalınca

Acı ile koşacak bir can viranene

Hazineler arayacak yıkıntılarında

Saldırarak taş duvarının kovuğuna

Ve onu tekrar sunacak hayata

 

Bahar gelecek inan yeniden

Renklenecek her şey

Sen, sen olmadığın zamanlarda yaşayacaksın

Dirileceksin adeta yeniden

Ömrün, çok daha uzun olacak öncekinden

Ama, birileri hiç tanımayacak seni

Birileri veli diyecek

Birileri ise deli…

Sevgi Mayası Sandığı Kitabından

Okunma : 4016
AYD HABER İÇİ SAĞ
Gündem haberleri
Boğulan genci başkan kurtardı
20 Mayıs 2018 Okunma: 5562 Asayiş
Greyderin Altında Can Verdi
19 Mayıs 2018 Okunma: 5244 Asayiş
Cansız Bedeni Evinden Çıktı
19 Mayıs 2018 Okunma: 5165 Asayiş
Son dört günün en çok okunan haberlerini gösterir
Ayın en çok okunan haberleri için tıklayın