İnatçı Değil Özerk Çocuk | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

İnatçı Değil Özerk Çocuk | Ereğli Haberleri - Haberiniz Olsun

18 Haziran 2018 Pazartesi
İnatçı Değil Özerk Çocuk

Çocuğunuz sözünüzü dinlemiyor, kendi bildiğini okuyor, kendi istediğini yapıyor, kendi yönetmek için elinden geleni yapıyor ve dediğim dedik davranıyor, İstediği yapılıncaya kadar dayak yemişçesine ağlıyor Bu davranışlar size tanıdık mı geliyor? Kendinizi çaresiz mi hissettiriyor? 18. ayından itibaren benmerkezci yaşamaya başlayan çocuk isteklerinin zirvesine ulaşma yolunda hızla ilerlemektedir. 3-6 yaş dönemindeki çocuklar ön ergenlik dediğimiz dönemin içerisindedir.

Çocuk bu dönemde “özerk” olma çabasındadır. Aile içerisinde bir birey olduğunu bilmek ister “hayır ve evet” lerine cevap bulabilmek adına yapamayacağı şey yoktur adeta. Çocuğumuz kendini nasıl ifade edeceğini bilmemesinden kaynaklı çeşitli davranış şekilleri benimsemiş olabilir. Çocuğumuza inatçı demekten özellikle sakınmalıyız aksi takdir de bunu bir davranış şekli olarak benimsemesi gayet normaldir.

Çocuğun gelişiminde, yürümeye başlamak, keşfetmeye, ellemeye donanımlı hale gelmek, sınırları aşabilmek bir dönüm noktasıdır. Devamlı hareket halinde olması ile birlikte, zorla ve açıklama yapılmadan konan yasaklara ya aşırı uyum sağlar (ki, baskıcı eğitim yöntemi onda ürkekliğin, pasifliğin ve özgüven eksikliğinin tohumlarının atılmasına sebep olabilir) ya da bağımsızlığının keyfini yaşamak için size direnebilir.

Yapılan davranıştan ziyade altta yatan nedene odaklanmalıyız. Davranışının ardından çocuğumuza bunu neden yaptığını sormakla işe başlayabiliriz. Çocukların bağımsız olduklarını fark etmeye başlamaları ve keşfetmeye olan merakları inatçılıklarını tetikler.

Çocuğun ayrı bir kişi olduğunu fark etmeden davrandığınızı unutabilirsiniz. Size zorla ve açıklama yapılmadan bir şeyler yaptırılmaya çalışılsa kendi tepkinizin ne olacağını hiç düşündünüz mü?

Çocuğunuzla uyumlu bir ilişkiniz olabilmesi için onun gelişimine doğru destek vermelisiniz. Bunu yapabilmek için onun sizden farklı olduğunu, kendi düşünceleri, duyguları ve istekleri olduğunu unutmadan sınırlarınızı ve kurallarınızı koymayı unutmayın.

Başka çocuklarla bir araya geldiğinde kızdığında itebilir veya ısırabilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen müdahale edip, durdurmalısınız. Sizi ya da başkasını ısırdığında veya vurduğunda, çok kısa bir açıklama yapıp onu olduğu ortamdan uzaklaştırın. Sakinleşene kadar onunla birlikte kalın, sizi yumuşatmak adına yapacağı komik davranışları hemen görüp yumuşayarak teslim olmayın (devamı gelecektir), kızgınlığınızı vücut dilinizle belirtin.

Çocuğunuzun inatlaşması ve huysuzluğuyla başa çıkmanın sihirli bir formülü yoktur, fakat duyarlı ve tedbirli yaklaşımla bu dönemi daha az sıkıntılı atlatabilmeniz için bazı önerilerde bulunulabilir:

 Kararlı olduğunuzu hissettirin, dengeli davranın, özellikle anne ve baba olarak paralel yaklaştığınızı gösterin.

 Körükleyecek davranışları önceden sezmeye ve önlem almaya çalışın.

 İnatlaşarak huysuzluk yaptığında ilgi göstermeyin, sakinleştiğinde ilgi gösterin.

 “Hayır” kelimesini kullanmamaya çalışarak, beklentinizi anlatın (“hayır, çiçekleri kopartma” yerine “çiçekleri koruyacağını biliyorum, aferin” gibi).

 Kendini sözel olarak ifade etmesi için destekleyin, siz de model olun. Amacınızın kimin güçlü kimin güçsüz olduğunu kanıtlamak olmadığını hissettirin.

 Kalabalık bir yerde tutturma, inat ve huysuzluk olduğunda, herkesin size baktığını düşünerek geri adım atmayın, olduğunuz ortamdan uzaklaşın (“sakinleşene kadar arabada bekleyeceğiz” gibi).

 Dikkatini başka bir noktaya çekmeye çalışın. Bu durum pazarlık yapmak olarak anlaşılmamalı.

 Kendi yapmak istediği işlerde destekleyin (giyinmek, yemek…)

 Aynı takımda olduğunuzu hissettirin, rakip değil.

Bilinçli ve farkındalığı yüksek anne-baba olmanın keyfini çıkarıp, çocuğunuzun bağımsızlığı için hem cesaretlendirilmeye hem de disipline ve yönlendirilmeye ihtiyacı olduğunu unutmayın.

Sınırlar ve kurallar net olarak belirlendiğinde, her zaman tutarlı ve kararlı olarak uygulandığında, çocuklar o kurallarla yaşamayı öğrenirler. Özellikle bu dönemde, her konuda inatlaşmadan, az fakat geri dönüş yapmayacağınız kurallar koymanızda fayda var. Örneğin çocuğunuz, o gün için eşofman giymek üzere ısrar ediyorsa (ya baştan inatlaşmadan izin verin ya da ‘hayır’ dediyseniz sonuna kadar kararlı kalın) taviz verebilirsiniz fakat araba koltuğunda kemerinin bağlanmaması için hırçınlık yapıp inatlaştığında, sakinliğinizi koruyarak eve geri dönüp kuralınızı hatırlatarak bu şekilde çıkılamayacağını gösterebilirsiniz. İstediği bir şeyi yapmadınız diye çocuk sizi daha az sevmez. Kıyamama duygusuyla yaklaştığınız sürece ona yarardan çok zararınız dokunacağını unutmayın.

Aile Danışmanı ve Psikolojik Danışman

GÜL ÖZTÜRK

Okunma : 2835